Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi

YENİ ANAYASA NE ANLAM İFADE EDİYOR
   
 

Asım Cezayirlioğlu ¬

Asım Cezayirlioğlu

 YENİ ANAYASA NE ANLAM İFADE EDİYOR

YENİ ANAYASA NE ANLAM İFADE EDİYOR
 Yazı Boyutu

 Tarih : 12.01.2016 - 09:44:53 


Darbe yapanlar ikinci bir ülkenin izni ile darbe gerçekleştirdikleri için, hazırlamış oldukları anayasalar da toplumu sınıf atlatmak yerine belli sınırlar içinde tutma amaçlı yasalardan oluşmakta. Yasalar toplum sözleşmesi yerine, grup çıkarları güvence altına alınarak hazırlanmakta. Özgürlükleri öncelemek yerine vatandaşı dizayn etme amacına göre hazırlanmış. Darbe dönemi anayasaları toplumla hep doku uyuşmazlığı yaşamıştır. Toplumla yaşanan sorunlarda hep askerin insafına bırakılmış. Ya da askerin söylemleri hep belirleyici oluştur.


     

YENİ ANAYASA NE ANLAM İFADE EDİYOR

     Anayasalar aslında bir toplum sözleşmesi. O ülkedeki vatandaşların çoğunluğu tarafından onay almış, büyük çoğunluğun ortak kaygılarına göre ve ihtiyaçlar doğrultusunda hazırlanarak toplumun onayına sunulmuş metinlerden oluşur. En önemli özelliği ise özgürlükçü olmalı. Tabii demokratik olmalı ve hukuk kurallarına dayalı olmalı. Farklı gruplar arasında eşitliğe dayalı bir yapısı olmalı. 18. yy'da Montesquieu gücü kontrol etmek için kuvvetler ayrılığı ilkesini benimsemiş. Kimisi Makyavelist bir yasalar hazırlamış. Kimi devletler ise özgürlükçü yasalar hazırlayarak bir adım öne geçmişler. Bizim gibi ülkeler ise belli aralıklarla gerçekleşen askeri darbelerin neticesinde, nasıl bir toplum isteniyor ise o doğrultuda anayasalar hazırlanarak halkın önüne getirilmiş.
         12 Eylül Askeri Anayasası toplumu bu günlere kadar getirdi. Tarihimize baktığımız zaman 5 tane anayasa görüyoruz. İlki Osmanlı döneminde yani 1876 yılında tanışıyoruz anayasa ile.  Cumhuriyet döneminde ise 1921-1924-1961 ve 1982 olmak üzere  4 Anayasamız oldu. Bu anayasaların ortak özelliği olağanüstü koşullarda hazırlanmış olmaları. Son ikisi ise askeri darbe sonrası askerlerce hazırlanmış anayasa. Bu şartlarda hazırlanan anayasalar toplumun tamamını kapsamak yerine belli grupları güvence altına alarak ısmarlama yasalardan oluşan bir anayasa.
       Darbe yapanlar ikinci bir ülkenin izni ile darbe gerçekleştirdikleri için, hazırlamış oldukları anayasalar da toplumu sınıf atlatmak yerine belli sınırlar içinde tutma amaçlı yasalardan oluşmakta. Yasalar toplum sözleşmesi yerine, grup çıkarları güvence altına alınarak hazırlanmakta. Özgürlükleri öncelemek yerine vatandaşı dizayn etme amacına göre hazırlanmış. Darbe dönemi anayasaları toplumla hep doku uyuşmazlığı yaşamıştır. Toplumla yaşanan sorunlarda hep askerin insafına bırakılmış. Ya da askerin söylemleri hep belirleyici oluştur.
        Bu dönem yani askeri dönem anayasaları devlet kadrolarını korumaya yönelik hazırlanmış. Toplum hep edilgen olmuş. Bu nedenle yıllardan beri madde madde değiştirmiş olsak bile bir türlü düzelmiyor. Yamalı bohça gibi. Nereyi düzeltirsek düzeltelim hep yeni sorunlar ortaya çıkarmakta. Bu anayasalar eski düzenin varlığını korumak üzere hazırlandığı için toplumun ayak uydurmasını beklemek anlamsız olur. Darbe dönemi anayasaları devleti kutsal bir varlık olarak gördüğü için, değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek maddelerle donatılmış. Bu aynı zamanda vatandaşına güvenmeyen, ilerde kafası çalışan bir kitle ortaya çıkarsa bu ve buna benzer düşünceleri en ağır şekilde cezalandırmak için anayasa suçu saymışlar. Aynı zamanda bürokratları devletin sahibi gördüğü için devletin yönetim merkezinde emniyet sübabı olarak yüksek düzey bürokratları emniyet duvarı olarak kabul ederek ona göre yetkiler vermiş.
        Sıra vatandaşa geldiği zaman anayasanın izin verdiği ölçüde hareket var. Özgürlük ve bireysel farklılıklar bir kenara bırakılarak aidiyet duygusuna göre hareket etmesi beklenmiş. Etmeyenler ne olmuş derseniz. Küçük bir örnek verelim. 141-142 ve 163. Maddeler farklı düşüncelerde insanları hizaya sokmak için hazırlanmış. Dini hassasiyetin varsa irtica diyerek 163 hazırlanmış. Yok seküler anlayışa sahip isen 141 ve 142 icat edilmiş. Müslüman olacaksan da onun da yolunu bulmuşlar ve Diyanet kurumunu icat etmişler. Sizin anlayacağınız darbeciler bizim her  isteğimizi düşünmüşler. Hazırlıkları da ona göre yapmışlar.
        Dünyadaki değişim ile birlikte ülkemizde de değişim kaçınılmaz oldu. İlk olarak rahmetli Özal'ın serbest piyasa ekonomisi ile birlikte dünyadaki yeniliklerden ve imkanlardan haberdar olmaya başladık. Soğuk savaş konseptinin bitip  Demirperde dediğimiz bloğun dağılması ile birlikte ülkemize de değişim hızlı gerçekleşmeye başladı. Özellikle 2000 sonrası artık eski yasalar toplumun ihtiyacına cevap vermekten uzak kalmaya başladı. Ancak yukarda belirttiğimiz gibi askeri dönemin anayasaları bürokratları devletin sahibi konumuna getirecek büyük ayrıcalıklar tanıdığı için, bu yasaların değişmesi de zor olmakta. Topyekun kaldırılmadığı müddetçe direnen çok sayıda siyasetçi görmemiz mümkündür. Bizi aldatmasın bu siyasetçiler üst düzey bürokratlardan oluştuğu için değişimi hazmetmeleri zor gözüküyor. Kimi siyasetçi hazır düzeni koruyarak yol almak istemekte. Bazıları ise toplumun önünü açarak ülkenin hızlı ivme kazanmasını arzulamakta. Bu tür siyasetçiler ise ticaret erbabı insanlardan oluşmakta.
       Sevgili dostlar günümüz koşullarında ülkemizin gelişmesi için anayasamızı da değiştirmek zorundayız. Bu değişiklik başkanlık sistemi ile ilgili değildir. O da ayrıca tartışılabilir. Bugünkü koşullarda hem dünya ile yarışacağız diyoruz. Hem de darbe dönemi anayasasından vazgeçmiyoruz. Sadece hantallığın kalkması bile bu ülkeye yeni ufuklar açacaktır.
asimcezayirlioglu@hotmail.com




Yazdır

Word'e Aktar

Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  Asım Cezayirlioğlu

 Kategori  GÜNCEL

1148 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

 
 
 

  06 Nisan Pazar 2025

 Reklam

 Duyuru
1
2
3
00

 Reklam

 Köşe Yazıları

Ramazan Yıldırım

Ramazan Yıldırım ¬
ÜLKEYİ GEREN BİR CUMHURBAŞKANI: TAYYİP ERDOĞAN

Asım Cezayirlioğlu

Asım Cezayirlioğlu ¬
TÜRKİYE'DE "KUTUPLAŞMA"

Mehmet Uçar

Mehmet Uçar ¬
SURİYE SINIRIMIZDA NE Mİ OLUYOR?

Mesut Koç

Mesut Koç ¬
TERÖR VE BÖLGENİN AKIBETİ
 
 Reklam

 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 49
 Bugün : 217
 Dün : 691
 Toplam : 2146584
 Ip No : 18.191.32.71
     

 Reklam

 Reklam

 Takvim

Nisan 2025

Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Pzr
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30
 

 Reklam

 
 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam

 Reklam






RESMİ İLAN |SİYASET |EĞİTİM |GÜNCEL |ASAYİŞ |TURİZM |KÜLTÜR-SANAT |SAĞLIK |EKONOMİ |SPOR | Gizlilik Politikası

 

 

   © Copyright - 2012- Fethiye Haber Merkezi - ANASAYFA - Tüm Hakları Saklıdır. 

 
  

Bu sitede

Çilem.Net Haber Yazılımı kullanılmaktadır.