SONLARI MENDERES GİBİ OLACAK!
Değerli okurlar, bu memlekette siyaset yapan ve özellikle sağ görüşlü politikacılara uyarı niteliğinde bir sözdür, yazımızın başlığı olan " SONLARINIZ MENDERES GİBİ OLACAK" sözü. Ancak her sağ görüşlü politikacıya söylenmez bu sözler. Bu sözün muhatabı olabilmeniz için bazı aykırı yönleriniz olmalı. Nasıl mı?
Mesela, Yerleşik ve hakim düzenin işleyişine karşı geleceksiniz, hakim düzen ve zihniyetin tekerine çomak sokacaksınız, devletin tek sahibi olduğunu zanneden, paradan para kazanan mutlu azınlığın hakimiyetine karşı çıkacaksınız, bir zamanlar milli gelirin % 65 ini götüren % 10 luk azınlık kesimin kazancına, orta gelir gurubunu ortak edeceksiniz, Boğaza nazır villalarda mukim ve kendilerini bu ülkenin tek hakimi sanan mutlu azınlığın elinden ülkeyi yönetme tekelini alacaksınız.
Kısaca bir takım dış güçler adına bu memlekette jandarma görevi verilen elit grupların elinden ülkeyi yönetme yetkisini alacaksınız ya da almaya çalışacaksınız. Yani Anadolu sermayesini ve halkını bu Ülkenin kalkınmasında ve ilerlemesinde ortak edeceksiniz. Özetle beyaz Türk'leri ürküten icraatlar yapacaksınız.
Yukarıda özetlemeye çalıştığımız hususları yaptığınız takdirde sizi hizaya getirmeye çalışan, bak çizgiyi aşıyorsun diyen, ayağını denk al diyen grup ya da kişiler ortaya çıkacaktır.
Eskiden siyasetçilere uyarılar ya ordu tarafından, ya Yargıtay, Danıştay, veyahutta basın tarafından yapılırdı. Şöyle bir geçmişi hatırlayalım: O anlı Şanlı Anayasa Başkanlarını, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılarını, Genel Kurmay Başkanlarını, Ordu Komutanlarını.
Hele hele basınımızı bir hatırlayalım:İsmini açıklamayan üst rütbeli bir komutan dedi ki, falanca komutan dedi ki. Her nedense bu üst rütbeli komutanların isimleri bir türlü zikredilmezdi.
Daha neler neler. Ya da " ordu rahatsız, genç subaylar rahatsız". Rezilliğin biri bin para idi.
"SONUNUZ MENDERES GİBİ OLACAK" sözüne rahmetli Özal' da muhatap olmuştu. Gariptir ki bu sözü bazen de siyasetin içinde olan siyasetçiler de rakiplerine söylemişlerdir.
Rahmetli Özal bu ülkede siyaset yapmanın zorluğunu bildiği için ve başına gelecek muhtemel
olayları tahmin ettiğinden " BİR İDAMLIK BİR DE BAYRAMLIK ELBİSEM VAR" derdi zaman zaman.
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'a da bu söz hatırlatıldı geçmişte zaman zaman. Hatta biri vardı öldü gitti; onun için ismini de zikretmeye gerek de yok. Ama birisi var ki henüz daha ölmedi : Levent Kırca. Bundan yaklaşık iki yıl önce sonradan tevil etmeye kalksa da ( tabi ki zırva tevil götürmüyor) Sayın Erdoğan için sonu Menderes gibi olacak demişti.
Evet, bu sözü her kesimden duyduk ama zannedersem ilk defa görevden alınan bir Savcıdan yeni duyuyoruz.
17 ve 25 Aralık operasyonlarını gerçekleştiren ve daha sonra HSYK tarafından meslekten ihraç edilen savcı Celal Kara, Cumhuriyet Gazetesinden Can Dündar'a verdiği röportajda açık açık tehdit ediyor: "Sonunuz Menderes gibi olacak".
Savcı Celal Kara bir hukuk adamı olarak Yassı Ada yargılamalarının ne kadar hukuksuz olduğunu ve siparişle idam cezası verildiğini bilebilecek durumda bir savcı. Ülke tarihinde kara bir leke olarak anılan ve hiçkimsenin hatta " sizi ben bile kurtaramam" diyecek kadar ileri giden İnönü CHP'sinin bile şimdi arkasında duramadığı hukuksuz Yassı Ada yargılamaları ile idam edilen Menderes'in akibetini hatırlatarak, bir siyasal iktidarı ya da şahısları korkutmaya çalışmak hukukçuların işi olmamalı.
Haksızlığa uğramış ya da öyle bir his içine kapılmış olabilirsiniz. Haksızlığa uğradığınız noktaları teker teker izah edebilirsiniz, buna kimsenin itirazı olamaz. Savunma ve fikir Hürriyet-i vardır bu memlekette. Ancak siyasetçilere dar ağacını gösterecek kadar namert olmamalı hiçkimse.
Menderes hatırlatması aynı zamanda o dönemde yapılan haksız ve hukuksuz yargılamaları da meşru gördüğünüz anlamına gelir. Yani hakim Salim Başol'un " SİZİ BURAYA TIKAN İRADE BÖYLE İSTİYOR" sözünü de onaylamış olursunuz.
Doğan gurubunun amiral gemisi Hürriyet'in internet sitesinde, Mursinin idam cezası haberi verilirken Sayın Erdoğan'ın fotoğrafı da konmuş. Yani mesaj açık ve net. Türkiye'de Basının rolü ve işlevine bir başka yazımızda değinelim isterseniz. Çünkü Hürriyet gazetesi bu ülkede bir kaç cümle ile geçiştirilecek bir gazete değildir.
Şimdi Sayın Erdoğan mı DİKTATÖR ya da Davutoğlu mu? Siz açık açık insanlara, siyasetçilere dar ağacını göstereceksiniz sonra da : Bunlar diktatör diyeceksiniz. SEVSİNLER SİZİN DİKTATÖRLÜK ANLAYIŞINIZI.
Biz de sözü Necip Fazıl'a bırakalım isterseniz:
Bir Nar ağacı Var Bir de Dar Ağacı...
Namerde Nar Düşürdüler, Merde Dar Ağacı!!...
Allah bir daha bu milleti darbe günlerine döndürmesin ve darbecilerin eline düşürmesin.
Hoşçakalın değerli okurlar.
NOT : Değerli okurlar, Mısır'da zamanımızın Firavunu SİSİ , Mısır Halkının %52 sinin oyuyla Cumhurbaşkanlığı'na seçilen MUHAMMED MURSİYİ İDAM CEZASINA ÇARPTIRDI ( mahkemeler hikaye) . Bu nedenle 22 Mayıs Cuma günü saat 14 te Muğla KURŞUNLU MEYDANINDA BU İDAM CEZASINI PROTESTO MİTİNGİ YAPILACAKTIR.